Arşiv | 24 Ocak 2012

susma!

susma! ölüyorum sukunetinde. ses etmedin mi sen, soluğum kesiliyor. sen susma, lütfen. yeter ki susma sen, sordum diye, az yordum diye, biraz üstüne vardım diye. susma sen. susma. susma lütfen, bilirsin susunca sen, ben ne yapacağımı bilemem. bilmiyor musun? sen sustuğunda ben, yaşadığım her günün sonunda, uyuduğum her gece, sessizliğinin sağırlığında, ölüyorum gizlice gözlerin göz […]

Okumaya devam et