Napıyorum Ben?

Şu yazıya başlamadan 30 saniye önce sordum kendime. “Napıyorum ulan ben?” Bloga şöyle bir göz gezdirdim. Hım pek iç acıcı değil. Bir kere yazmayınca mutsuz oluyorum. Yani blog yazmak bana görevmiş gibi geliyor. Aslında göre değil ama şuraya yazacak tonlarca şeyim varken neden o güzel popumun üstüne oturup yazamıyorum. O yüzden napıyorum ben diyorum en azından aynaya bakmıyorum o esnada.

İstifa ettim. Gerçi 1 hafta oldu ama sizler biraz geç iletiyorum. Kusura bakmayın yaşanan geçikme için. Öyle olması gerektiğinden değil. Elim gitmedi buraya o konu hakkında bir şeyler yazmak için. Kısaca şöyle anlatırsam. Biliyorsunuz bu programlama olayında takıntılıyım biraz. En azındanı 30lu yaşlara gelene kadar programlamaya dair kafamda yapmak istediklerim var. Aptalca olabilir. Kariyer açısıdan hiç geleceği olmayan bir alanda ilerlemek istiyorum olabilirim. Bu tamamen sizlerin fikirleridir saygı duyarım ama ben böyle mutluyum işte. Naparsınız salaklık yapmak beni mutlu ediyor. Efendim bundan 2-3 ay önce işe başlamış ve ne kadar mutlu mesut olduğumu sizlere iletmiştim. Ancak projenin yazılım dili değişince bende istifa etmek zorunda kaldım. Aslında zorunda kalmadım. Bunu isteyerek yaptım ama tek ve yegane sebep projenin programlama dilinin değişmesiydi. Eski şirketimde cidden mutluydum ve orada çok değerli insanlar var. Umarım ileride birlikte tekrar çalışabiliriz. Şimdi bu durumun biraz romantik oldu. Duygularımla davrandım evet. Bazı şeyleri görmedim biliyorum ama buna rağmen kafamdakileri yapmak adına devam ediyorum. Umarım yapabilirim. Yapamazsam ise neler olur? Var mı bir B planı? An itibari ile hayır.

Onun haricinde tabi işi bırakınca sokağa çıkmak için bir sebebim kalmadı. Sporuda son 1 haftadır saldım. Tabi onun başka parametrelerle alakası var. Tamamen duygusal 🙂 Efendim bir insan evladı olarak 106 saat evden cıkmayarak (1 kere markete gitmek 1 kerede aşağı bir takım çöpler götürmek haricinde) sanırım kendimce bir rekora imza attım. Ha bunu rekor denemesi için yapmadım ama hiç canım çekmedi dışarı çıkmayı ilginç. O süreçte evde mal gibi oturmadım tabi ki. İlerleyen günlerde duyuracagım bir proje, bir blog projesi üstünde zamanımın çoğun harcadım diyebilirim. Sonrasında ise izlediğim dizilerin izleyemediğim bölümlerini bitirdim, kitap okudum bolca, oyun oynadım fazla olmasa bile gene hatrı sayılır şekilde. Aslına bakarsanız eğlenceli oldu ama işte asosyal olmak kavramının dibini gördüm diyebilirim.

Son günler biraz garip geçiyor. Detaylı baktığım zaman hayatımın hiç bir dönemi bu kadar da olmamıştı zaten olmasında. Sabah aksam iş git gel sonrasında ki yogun tempodan böyle bir duruma düşünce afalladım galiba. Ama üzülecek bir durum olmadığını düşünüyorum. En azından ben ne yaptığımı biliyorum. 😉

İmaj: Tchoice23.spreadshirt.com

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: