Teknolojik Hatırat / Bölüm 4

Bir dönemin vazgeçilmeziydi. Zamanın büyük bir çoğunluğu onunla birlikte geçirildi. Jeton almak için harçlıklar biriktirildi. Okuldan kaçırılsa gidilecek yer belliydi. Buluşma yeri bir atari salonuydu.

80’li yılların ortalarından itibaren çocukluk yıllarınızı yaşadıysanız atari oyunları ve salonları size kesinlikle yabancı gelmeyecektir. O zamanlarda yaygınlaşmaya başladı ve 90’lı yılların başlarında ise atari salonları zirve sayısına ulaştı. Atari salonlarının kapısından içeri girmemiş olan bir çocuk ya da genç olmamıştır o dönemlerde. En azından bir kez dahi olsa atari salonuna gidip oyun oynamışlığı vardır. Benim gibi mesela.

Atari oyunları ve salonları daha çok erkeklere yönelikti. Biz tabii ki onlara oğlan derdik. Bu oğlanlar okulu eker, okuldan kaçar, atari salonlarına gidip harçlıklarıyla jeton alıp neredeyse bütün gün oyun oynarlardı. Eğer okul kalabalık bir mevcuda sahip idiyse yakınında mutlaka en az bir atari salonu bulunurdu. Zaman zaman baskınlar da yapılırdı. Ama bu konuda tedbir alınmış olunurdu, böyle durumlarda her salonun arkasında bulunan çıkış (kaçış) kapısı  kullanılırdı. Biz kızlar genellikle gitmezdik öyle yerlere, başka uğraşılarımız vardı çünkü. Sadece oğlan arkadaşlarımızdan atari salonlarında yaşadıkları türlü çeşitli serüven anılarına  kulak misafiri olurduk.

O yıllara ait çok iyi hatırladığım “müstesna” bir anım vardır hatta. 10-11 yaşlarında  olmalıyım, babamla ev alışverişine çıkmıştık. Ara sıra beni götürürdü alışverişe, bunun sebebini tabii ki yaşım ilerledikçe anladım. Bir erkek bir kadınla alışverişe gitmek istemez. Neyse, o gün ana cadde üzerinde markete gidecektik. Yol üzerinde de civarın en iyi atari salonu vardı. Hep önünden geçerken içeri doğru bakardım. Işıklandırması özellikle  tavanlarına döşedikleri neon ışıkları çok cazip görünürdü. Sanırım bu yüzden çok ilgi görürdü, sabah akşam salon sürekli dolu olurdu. O gün önünden geçerken babam bana “Hiç atari salonuna gittin mi?” diye sordu. Ben de gayet dürüst bir tavırla “Hayır, ne işim var. Hep salak oğlanlar gidiyor baksana” dedim. “Ee, hiç oynamadın mı bu oyunlardan?” dedi. Hayır anlamında başımı sallayınca “Hadi, sana oyun oynatayım.” dedi. Çok şaşırmıştım doğal olarak. Bir kız çocuğu olarak babam beni atari salonuna götürüyor. Neyse biz içeri girdik. Babam 10 tane jeton aldı. Salonun orta yaşlardaki sahibi jetonları verirken bir bana bir babama baktı. Babam druma bir anlam veremeyen adama “Bizim kız hiç atari oynamamış da abisi. Ona öğreteceğim” dedi. Adam da “Tabii tabii, öğretirsin” anlamında tuhaf bir şekilde güldü. Bunun üzerine adam manyak herhalde diye düşünmedim de değil. Babamla bir makineye geçtik, bana oyunu gösterecek. Ben hem mutluyum hem heyecanlıyım. Jetonu attı makineye, oyun başladı. Makinenin düğmelerine falan basıyor, anlatıyor arada. “Bak”diyor, “bununla sola gidiyor, bununla sağa” falan diye. Ben pek anlamadım tabii ki. Oyun bitti. Bir jeton daha attı makineye, “şimdi sen oyna” dedi. Ben başladım oynamaya.Ekranda yeşil kurbağalar vardı, yukarıdan aşağıya doğru düşüyorlardı. Onları düşürmeden öldürmem gerekiyordu. ilk seferde pek başarılı olamadım tabii ki. Ben kendimi oyuna kapırtışım, babam falan aklımdan çıkmış. Oyun hemen bitince bir baktım ki babam başka bir makineye geçmiş, oynuyor. Yanına gitti, onu bir süre izledim, fena oynamıyordu hani. Benim oyunun hemen bittiğini söyledim, bana bir tane jeton verdi. Gittim makineme, yine pek beceremedim. Sonra babamın yanına, o çoktan başka bir makineye geçmişti bile. Yine onu izledim, çünkü benim oynadığım oyundan daha farklıydı. Bu sefer dövüş oyunu oynuyordu. Onun oyunu bitince jeton istedim tekrar. Bir tane daha verdi. Yine aynı şeyler oldu, oyunu pek beceremedim yine. Babamın yanına gittiğimde başka bir makinede yarış oyunu oynuyordu. Bir kaç oyun arka arkaya oynadı, kendini baya kaptırmıştı. Jeton isteyecek fırsat bulamadım yani. Sonra bana dönüp “Bak, bu son jeton. Sonra alışverişe gidelim. Annen şimdi geç kaldınız diye konuşur durur” dedi. Ben tabii ki o son jetonu isteyemedim.

Bana oyun oynamayı öğretmek için girdiğimiz atari salonunda ben 3, babam 7 oyun oynamıştı. Okula gittiğimde anlattım tabii oğlanlara. İlk başta inanmadılar babamın beni atari salonuna götürmüş olabileceğine, üstelik o atari salonuna. Ben hikayeyi birazcık abartınca inandılar. Çünkü onlar henüz o salona gitmemişlerdi. Bir süre havam olmadı değil hani. Sonrasında bu salak oğlanlar bana hep atari oyunlarını, salonlarını falan anlatmaya başladılar. Sanki çok anlıyormuşum gibi. Beni de oyun gruplarına dahil etmek istediler. Her seferinde tam bir kız çocuğu gibi  kibar ve nazik bir şekilde tekliflerini geri çeviriyordum.

O güne geri dönersek… Annem mi ne yaptı? Eve girince ilk önce nerde kaldınız diye sorunca ben hemen anlattım atari salonuna gidip oyun oynadığımız. Annem bunu duyunca babama kızdı, neymiş efendim, kız çocuğu hiç atari salonuna götürülür müymüş, kötü şeylere özenirmişim, alışkanlık edinirmişim falan filan. Biz yine babamla böyle bir kaç kez daha ev alışverişine gittik.

Böylece başladı atari maceram. Babam sağolsun.

İLGİNİ ÇEKEBİLİR

Bağımlılık yapan zombi oyunu Zombie Tsunami iPad ve iPhone’da!

Zombie

Zombie Tsunami, iPhone, iPod touch ve iPad ile uyumlu ücretsiz ama son derece eğlenceli bir oyun. Tüm dünya, Amerika, Mısır, Fransa hatta Himalayalar bile zombilerin işgali altında ve sen de onlardan birisin! Görevin: İnsan ırkını yok etmek 🙂

Mobigame tarafından yapılan ve App Store’dan buraya tıklayarak ücretsiz indirebileceğin oyunda, zombilerin tipleri hayli komik, kocaman ağızlarıyla karşılarına çıkan insan, araba, otobüs, tank benzeri ne varsa silip süpürüyorlar.

Yazının devamı >>

About Sergul Sungur

Sergul Sungur, 2004 yılında Ege Üniversitesi Radyo TV Sinema Bölümü'nden mezun oldu. 2013 yılına kadar dizi film ve sinema sektöründe profesyonel çalışma hayatını devam ettirdi. Kariyerine dijital medya alanında uzmanlaşarak yeni bir yön verdi. Deniz, güneş ve kitaplar büyük tutkusu.

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: