Mösyö Lazhar: Hüznü keyiflendiren bir film

Bu sene Oscar ödüllerinde En İyi Yabancı Film dalında aday gösterilen Kanada yapımı Mösyö Lazhar (Monsieur Lazhar) çocukların dünyasına farklı bir açıdan bakan ve hüznü keyiflendiren bir film. Filmin yönetmeni Philippe Falardeau Kanadalı belgesel ve sinema filmleri yöneten bir isim. Mösyö Lazhar da senaryosunu kendisinin yazıp yönettiği üçüncü uzun metraj filmi. Film de Mösyö Lazhar’ı Cezayirli oyuncu Mohamed Fellag canlandırıyor. Burada biraz Fellag’tan bahsetmek istiyorum. Cezayir’de tanınan bir oyuncu. Bir süre Fransa ve Kanada’da kaldıktan sonra Cezayir’e dönerek uzun yıllar boyunca oyun yazan, yöneten ve oynayan Fellag, ülkede siyasi kargaşalar yaşandığı sırada oyunu sahnedeyken bombalı bir saldırıya uğrar. Bundan sonra Paris’e sürgün olarak gider. 2000 yılından bu yana Paris’te sanat hayatını sürdürmeye devam eder.

 

Mösyö Lazhar filminde de Fellag’ın hayatından izleri görmek mümkün. Yönetmen Falardeau filmde mizahı ve duygusallığı bir arada kullanarak, ölümün sessizliğine ve tabusuna trajik bir şekilde tanık olan çocukların yanında olabilmek için kendi kaybını ve acılarını aşmaya çalışan mütevazi bir adamın hikayesini oldukça başarılı bir şekilde beyaz perdeye aktarmış. Bachir Lazhar, hiç beklenmedik bir şekilde okulda ölen bir öğretmenin sınıfına öğretmenlik yapması için geçici bir süre için alınır. Çocukların o küçük hayatlarında ilk kez karşılaştıkları ölüm gerçeğinin şokunu üstlerinden atmaları kolay olmayacaktır. Ailelerinin ve okul yönetiminin endişesi çocukların bozulmaya meyilli psikolojilerinin bir an önce normale dönmesini sağlamaktır.

Mösyö Lazhar da Cezayir’de bombalı bir saldırı sonucunda ailesini kaybeden ve Kanada’ya sığınarak burada hayata tutunma mücadelesi veren kendi halinde bir adamdır. Sınıf uzun bir iyileşme sürecinde geçerken okulda kimsenin Lazhar’ın bu acıklı hikayesinden ve sığınma talebinin reddedilip sınır dışı edilme riskinden haberi yoktur. Lazhar’ın öğretmen olarak bu çocuklara yaklaşımı benzer bir acıyı yaşadığından dolayı diğerlerinden daha farklı ve samimidir. Bir bakıma Lazhar kendi hüznünü çocukların dünyasının içinde keyiflendirirken onlara içinden geldiği gibi yaklaşır.

 

Birbirinden uzak iki dünya ile kendini ifade etme biçiminin farklılığına rağmen arada kurulan güçlü bağ sayesinde Lazhar ile çocuklar arasında güçlü bir ilişki doğar. İki taraf da birbirinin acılarını iyileştirirken filmin öyküsü beklentinin dışında bir finalle son buluyor. Son derece akıcı, etkileyici, gerçekçi, samimi, kimi zaman keyiflendiren ve asla üzmeyen bir film ortaya çıkmış. Evet, tavsiye ediyorum. Bir şekilde izleyin.

Reklamlar

About Sergul Sungur

Sergul Sungur, 2004 yılında Ege Üniversitesi Radyo TV Sinema Bölümü'nden mezun oldu. 2013 yılına kadar dizi film ve sinema sektöründe profesyonel çalışma hayatını devam ettirdi. Kariyerine dijital medya alanında uzmanlaşarak yeni bir yön verdi. Deniz, güneş ve kitaplar büyük tutkusu.

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: