Marilyn Monroe ile bir hafta geçirmeye ne dersiniz?

Ölümü ile sansasyon yaratan, yaşadığı dönemde sinemanın parlayan yıldızıyken öldükten sonra bir efsane hatta fenomen haline gelen bir aktris Marilyn Monroe. Hakkında o kadar çok şey yazıldı, söylendi hatta çekildi ki, onca şeyin üstüne bize söyleyecek bir söz kalmadı. Gerçi yaş gereği de yaşadığı döneme tanıklık eden bir nesilden değilim ama adı üstünde “efsane” haline gelmesinden dolayı neredeyse ona dair çoğu şeyi (yalan veya yanlış) biliyoruz. Halk arasında bir deyiş vardır hani, ölüsü bile para eder diye. Marilyn Monroe da ölümü üzerinde yarım asır geçmesine rağmen güzelliği, oyunculuğu, özel hayatı ve ruhsal durumuyla ilgili hala daha merakları üzerinde toplayan ve bunu değerlendirmesini bilenleri maddi-manevi oldukça ihya eden bir aktris.

 

Marilyn ile bir hafta (My Week with Marilyn) filmi de 23 yaşındayken Marilyn Monroe ile bir filmde çalışma fırsatı bulan ve onunla bir hafta birlikte geçiren Colin Clark’ın kaleme aldığı anılarından Adrian Hodges tarafından senaryolaştırılan ve bu sene Oscar ödüllerinde En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Yardım Erkek Oyuncu dallarında aday olan bir film. Yönetmen Simon Curtis’in onca tv dizisi ve filmden sonra yönettiği ilk uzun metraj filmi. Marilyn Monroe’yu Michelle Williams, Colin Clark’ı Eddie Redmayne canlandırıyor.

 

Colin İngiltere’de yaşayan asil bir aileden gelen ve kalbi sinema aşkı ile dolu olan bir gençtir. Marilyn Monroe’nun Prens ve Şov Kızı (The Prince and The Showgirl) filminin çekimleri için İngiltere’ye gelir. Şans eseri Colin de filmin setinde yönetmenin asistanı olarak görev alır. Marilyn’in filmin çekimlerine başlaması ile birlikte Colin onunla birebir çalışma fırsatını da yakalar. Kısa süre sonra Marilyn’in ilgisini çeker ve onunla birlikte keyifli bir hafta geçirir. Onun gerçek hayatı, kişiliği, ruhsal hallerinin ötesinde dayanılmaz cazibesinin ve çekiciliğinin etkisine kapılmadan edemez. Colin bunun geçici bir serüven başka bir şey olmayacağını bilerek Marilyn ile geçen her dakikasının keyfine varır.

Film, Marilyn Monroe’nun hayatındaki bunalımlarını, hezeyanlarını, kalabalığın içindeki yalnızlığını yani ona dair gerçek detayları göstermesiyle seyircinin beklentisini bir bakıma boşa çıkarmıyor. Mesela, sürekli yanında olan oyuncu koçunun ona gösterdiği metot oyunculuk tekniklerini uygulaması ve sette sadece onun telkinleriyle rol çıkartabildiğini görmek seyircinin beklentisini karşılıyor. Sürekli alkol alması, son kocası oyun yazarı Arthur Miller ile olan problemlerinin temelinde aslında bir güven (daha çok kendine güven) probleminin olduğunu anlıyorsunuz. Michelle Williams’ın bu rolü tekrar tekrar geri çevirmesine rağmen yine de oynamakta ikna olduğunu bilince, sinema ikonu olan bir aktrisi canlandırmanın zor ve bir o kadar da riskli bir iş olduğunu anlıyorsunuz. Monroe’ya çok benzemesine rağmen film boyunca Williams’ı kimi yerlerde beğeniyorsunuz kimi yerlerde de beğenmiyorsunuz. (Özellikle bir kadın gözüyle baktığınız zaman.) Bazı yerlerde de hikaye havada kalmış, bir hafta Marilyn ve Colin’in bir arada olup da sadece birbirlerine sarılmış halde uyuduklarını görünce seyirci olarak size pek inandırıcı gelmiyor. Gerçi Colin Clark’ın anılarında böyle geçiyor olabilir, bir otosansüre gitmek durumunda hissetmiş olabilir kendisini ama bu da seyircinin kafasında gerçek bir hikayeyi oturtmasında boşluklar bırakıyor. Marilyn Monroe sevenlerin yine de seveceği türden bir film olmuş.

About Sergul Sungur

Sergul Sungur, 2004 yılında Ege Üniversitesi Radyo TV Sinema Bölümü'nden mezun oldu. 2013 yılına kadar dizi film ve sinema sektöründe profesyonel çalışma hayatını devam ettirdi. Kariyerine dijital medya alanında uzmanlaşarak yeni bir yön verdi. Deniz, güneş ve kitaplar büyük tutkusu.

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: