Akordeon

– Hadi!
– Ne var?
– Gösteri?
– Ne gösterisi?
– Haftanın beş günü yaptığımız şeyi unutmamışsındır herhalde!
– Unuttuklarının yanında, benimkisi hiç!
– Ne yaptım sana? İşimizle meşgulüz. Hem seyirci sayımız karşıdaki varyetenin çok üstüne çıktı!
– Artık sen olmadığını anlamıyor musun?
– Ne olur biraz daha sabret! Hiç olmazsa şu turne bitsin.
– Turne yok, hiçliğe doğru kayboluyoruz!

Sahneye ilk çıktığı günlerin sarhoşluğu zannediyor. Akordeonuyla anlattığı; bin bir çeşit, hasta, olağandışı, rezil, garip şey, belki de onun hikâyesi. Sıradan hayatlar elinde çılgın notalara dönüşmüş. Parçası olmuş enstrümanla yaptığı hayat denemesi…

Ve izleyenler; kendi içlerinde yok olmuş ruhlar!

Yılan kadının sahnede kıvrılması, ortalığı birbirine katan, komik mi yoksa korkunç mu belirsiz, somurtkan cücelerin fırdolayı seyircilerin arasında dolaşıp sataşmaları, ateş yutan adamın ıslakyanık buharı, iki gövdeli jonklörün ayrı yöne gitmek isteyen bacakları, yapışkan, nemli, pis havanın ciğerlere hapsoluşu, ekşi tütün-alkol kokusunun bağımlılığı…

Yine gece, çarpık seyirciler, perde kapanınca bitmeyen aykırı gösteri…

Sanatçının emirlerine uymuyor bu kez. Notaların bazıları kristal gibi, bazıları bulanık… Bazı diyezler hiç basmıyor. Her zamanki alet, bu gün elinde isyankâr…

– Ne oluyor! Ne yapıyorsun?
– Bıktım her gece bu rezillikten! Nerdeyim ben?
– Benimlesin, işteyiz. Düzgün cevap ver isteklerime!
– Hayır! Güzel şeyler anlatmak istiyorum artık!
– Hayatın kendisi bu! Diğer tarafını görmeden gerçeği anlayamazsın!
– Ben ne olduğunu öğrendim. Yeter! Ölü hayallere bağımlısın. Kurtulamayacaksın!
– Doğru dur! Gösterinin ortasındayız!
– Gösteride falan değiliz, gösteri sensin!

Sahnenin alaycı loşluğunda dengesini kaybetmiş gölge… Akordeonuyla boğuşuyor. Körüğü yırtılacak kadar gerilmiş.

Detone sesler…

Seyirciler ve gerçeğin kristalleşmiş keskin bakışları…

Müziğin yavaşça sessizliğe yenilmesi…

– Sesin neden çıkmıyor? Tüm gücümle basıyorum körüğe. Notalarını ne çabuk yitirdin!
– …
– Hadi cevap ver!
– Sana hâlâ cevap vermek istiyorum ama farkında mısın? Tuşlara basamıyorsun!

İmaj: Bureaudix.de

Yazan: Soner Recai Öner
Şehir: Izmir

About Konuk Yazar

Fıstıkyeşili için yazılar yazan konuk blog yazarları

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: