The Hobbit: Beklenmedik Bir Yolculuk, Tolkien’in mirasına sahip çıkan başarılı bir giriş filmi

The_Hobbit_An_Unexpected_Journey

The Hobbit – An Unexpected Journey

Aylar öncesinden fragmanları izlemeye başlayıp ilk yazıyı yazmak ve ardından Misty Mountains Cold’u kesintisiz söyleyerek, film hakkında sürekli konuşarak ve elbette etrafındakileri de biraz da sıkarak 14 Aralık’ı beklemek. Ve ardından blogger ön gösterimi için gelen güzel bir davetiye ile The Hobbit’i bir gün önce izleme şansına kavuşmak. Daha ne diyebilirim ki:)

Böylece vizyon tarihinden bir gün önce IMAX 3D tecrübesiyle The Hobbit üçlemesinin ilkini izleyebildim. Aslında salonun biraz fazla kalabalık olmasını ve artı bir katılımcı olayını abartıp ailece gelenleri göremezden gelmeyi başarırsanız sorun yok. Bu noktada da daha ilk saniyesinde sizi saran film yardımcınız oluyor ve kendinizi uzun ve güzel bir hikayeye kaptırıyorsunuz.

Dönüp önceki yazıma baktığımda tahminlerimin çoğunun tuttuğunu görüyorum. İnternette okuduğum gereksiz yere çok uzatılmış veya ay ben çok baydım filmden gibi yorumları yapanlara da kısaca diyebilirim ki lütfen devam filmlerine gelmeyin! The Hobbit, kesinlikle Orta Dünya’nın her santimini ezberlemiş Tolkien fanlarını fazlasıyla memnun edecek ayrıntılarla dolu ki zaten bunlardan birisi olan Peter Jackson’da Lord of the Rings’de olduğu gibi yine çok iyi bir iş çıkarmış. Filmin açılışı arka planı anlatmak için sağlam bir geçmiş zaman görüntüleriyle başlıyor. Jackson bu uygulamayı aynen Yüzük Kardeşliği’nin başında da yapmıştı hatırlarsanız. O filmde Sauron’ın nasıl yenildiğini ama yüzüğün yok edilmediğini görmüştük. Bu tarz girişler kitabı okumayanlara hikayeyi anlatmak için ideal olduğu kadar benim gibi fanlara da daha fazla detayı izleme şansı tanıyor.

İşte The Hobbit Beklenmedik Bir Yolculuk’da da Jackson benzer bir giriş yapıyor ve Thorin’in atalarının Erebor’dan nasıl sürüldüğünü, Thror’un Azog tarafından nasıl katledildiğini bizlere güzel bir prologue ile aktarıyor. Bu olayların aslında Yüzüklerin Efendisi’yle de çok fazla bağlantısı olduğunu bilerek daha da heyecanla izledim diyebilirim. Zaten kitabı okumayıp sadece filmi izleyenler için ekleyelim The Hobbit, Yüzük Kardeşliği’nin açılışında anlatılan ve Sauron’ın ilk defa yenilmesiyle Yüzüklerin Efendisi’nde geçen olayların arasında gerçekleşenler üzerine kurulu. Erebor’a doğru yola çıkan Thorin ve arkadaşlarının hikayesi olduğu kadar geri planda aslında Yüzüğün yolculuğunu da izliyoruz.

The-Hobbit-An-Unexpected-Journey

Bilbo Baggins & Dwalin

Neyse giriş kısmında Erebor’un mükemmel yapısı ve İtalyan kasabalarını andıran Dale’in görüntülerinin yanısıra malum biraz daha soğuk Orman Elflerini de az biraz görüyoruz. Ama en güzel gerilimlerden bir tanesi kesinlikle ilk filmde Smaug’un asla tam olarak gösterilmemesi olsa gerek. Erebor’a saldırdığında bile kendisini çok çok az görebiliyoruz. Açılış kısmında Bilbo’nun, Frodo ile konuştuğu günün Yüzük Kardeşliği’ndeki ilk günle aynı gün olması da ayrı bir güzellik. Bu arada açılış kısmında Bilbo’un “Toprağın içinde bir kovukta bir Hobbit yaşardı…” diye başlayan ve ardından gelen birkaç cümlede kitabın birebir ilk paragrafının kullanılmış olmasının gözlerimi doldurduğunu da eklemeden geçemeyeceğim.

Ardından hikaye hepimizin bildiği gibi önce Gandalf’ın gelmesi ardından cücelerin ziyareti ve beklenmedik partinin gerçekleşmesiyle devam ediyor. Bu kısımların sonunda da Bilbo’nun Took yanı ağır basıyor ve apar topar cücelerimize katılıyor. Fragmanlarda gördüğümde de çok başarılı bir Bilbo olmuş dediğim Martin Freeman’ı filmde daha da fazla gördükten sonra kesinlikle mükemmel bir hobbit olduğunu ekleyeyim. Hikayenin ilerlemsinde hiçbir eksiklik yok sırasıyla Troller, Sting’in bulunuşu, Elrond ve Ayrıkvadi, Puslu Dağlar, Gollum ve Yüzük, ardından da Puslu Dağlardan çıktıktan sonra Warglar tarafından takip ve Kartallar.

Daha önceki üçlemede şu bu eksikti diyenler sanıyorum bu sefer pek ses çıkaramayacaklar zira Jackson neredeyse repliklere kadar herşeyi filme işlemiş ki bunu karanlıktaki bilmecelerde çok net görebiliyoruz. Bunun dışında ekstra eklenenlere gelince Çatlak Boz Radagast ve Dol Guldur’a ilk ziyaret, Galadriel, Elrond ve Saruman (hainliği şimdiden belli:)) ile Gandalf’ın konuştukları burada Morgul Bıçağı ardında Angmar’ın Cadı Kralı’na kadar bahsedilenler gerçekten ağzımızın suyunu akıttı. Kitabı okuyanlar herşeyi ezbere biliyorda aslında anlatılanların hemen hemen hepsini Yüzüklerin Efendisi üçlemesinde de yer alması, buradan oraya yapılan göndermelerinde çok iyi olduğunu ekleyelim.

Thorin_Oakenshield

Thorin Oakenshield

Filmde bir tek Azog’un (Spartacus dizisinin Crixus’u Manu Bennet bu rolde) bu kadar ön planda olması biraz ilginçti ama onu da sanıyorum hikayeyi daha dengeli ilerletmek ve bir baş kötü daha yaratmak için seçmişler. Yoksa yanlış hatırlamıyorsam Azog, Khazad Dum kapılarında Dain II tarafından öldürülmüştü. Azog’u bu kadar çok görmemiz umarım Bolg’u görmemizi engellemez.

Bu haliyle üçlemenin ilk filmi tam beklediğim noktalarda kitapta ilk 6 bölümü kapsayacak şekiled bitti. İkinci kısmın adının The Desolation of the Smaug olduğunu bildiğimize göre sanıyorum orası da ardından gelen 8 bölümü kapsayacak. Kapanış filmine 5 bölüm kaldığının farkındayım ama orada Beş Ordular Muharebesi’nin sağlam yer alacağına herkes şimdiden emin. Ayrıca nereye sığdıracaklar bilmiyorum ama İstari’nin Dol Guldur’a yapacağı saldırınında bir yerlere yerleştirilmiş olacağına inanıyorum.

Tolkien’in çocuklarına yazdığı bir masal olan The Hobbit’in, Yüzüklerin Efendisinden daha masalsı ve bazı noktalarda daha basit ilerlediğini ve bunun filmine de yansıyacağını sanıyorum herkes biliyordur. Bu nedenle bu biraz çocuk filmi gibi yaaa diyenlere de diyecek pek bir sözüm yok. Ama özlediğim Orta Dünya’yı bir kere de Thorin ve arkadaşlarının gözünden izlemek beni fazlasıyla tatmin etti. Thorin rolünde de Richard Armitage çok sağlam oturmuş belirteyim.

Gandalf’ın dağınık saçları ve gri haliyle daha fazla büyü yapması, cüce yoldaşların her birinin mükemmel bir şekilde işlenmesi ve ileride bazılarının Yüzüklerin Efendisi’nde göreceğimiz kaderleriyle gözlerimizin dolması, Gollum’un yine harikulade ötesi performansı, arka planda yer alan kadim kötülük ve son sekansta kendini hatırlatan Smaug… The Hobbit: Beklenmedik Bir Yolculuk izlediğiniz her anına değecek harikulade bir film. İzleyin hatta mutlaka tekrar izleyin:)

Bilbo_Sting

Bilbo Baggins & Sting

About Özkan Ulukök

1977 yılında Ankara'da doğdum. ama yaşamımın büyük bir kısmı daha bir yaşına gelmeden taşındığımız İzmir'de geçti. 1999 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun oldum. Burada önce 2002'de yüksek lisansımı zorlu bir süreç sonunda 2009'da da doktoramı tamamladım. Doktora tezim Marka Değeri üzerine oldu. 2004'e kadar Ege İletişim Reklamcılık Bölümü'nde Araştırma Görevlisi olarak Reklam Yazarlığı, Yaratıcı Düşünce, Marka Değeri konuları üzerinde çalıştım. İstanbul'a gelişimle özel bir akademide geçen eğitmenlik tecrübesinden sonra 2007-2011 arasında Shell & Turcas Petrol'de Eğitim Uzmanı olarak, 2011-2015 arasında da Imperial Tobacco Türkiye İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak çalıştım. 2015'den beri Şişecam Paşabahçe Mağazaları İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak görev yapıyorum. Seyahat etmek, fırsat buldukça bol bol PC,PS3,iPad farketmez oyun oynamak, sinema, kitap, müzik, elbette fistikyesili.com'da blog yazmak ve bunları paylaşmak gibi hobilere sahibim. Evliyim ve Ümraniye'de yaşıyorum.

2 Yanıt to “The Hobbit: Beklenmedik Bir Yolculuk, Tolkien’in mirasına sahip çıkan başarılı bir giriş filmi”

  1. filmi izledim sonunda. uzun süresinin dışında mükemmeldi. zaten ilk hafta gişe rakamları da hiç ama hiç fena değil.

  2. İzlemeyi merakla beklediğim bir film. Adeta geri sayıyordum. Hayal kırıklığı yaşamayacağımıza da sevindim açıkcası.

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: