Tarantino’nun Gözünden Vahşi Güney: Django Unchanied

django-unchained-poster

Django Unchained

Söz konusu Tarantino olduğunda konuşulacakların çok olması ve tartışmaların gerçekleşmesi kaçınılmaz. Ama siz de benim gibi bir Tarantino fanıysanız o zaman işler son derece netleşebiliyor. Inglourious Basterds’ın üzerinden yaklaşık 4 sene geçtikten sonra ve Kill Bill Vol:3 çekiliyor mu? söylentileri dönerken geldi Django Unchained ve Tarantino aynı 4 sene evvel kendisinin en çok ilgisini çeken konulardan birisi olan 2. Dünya Savaşı’na değinmesi gibi bu sefer de vizörünü vahşi batıya çevirip spagetti western hayranlığını beyaz perdeye yansıtıyor. Tabii ki yine aynı şekilde konuları ve hatta tarihi kendi açısından değiştirerek.

Django, hikayesine gelince çoğu sinemasever ya da en azından western izlmeyi seveneler yıllar önce Sergio Leone’nin yanında yetişmiş olan Sergio Corbucci’nin çektiği ve başrolünde Franco Nero’nun oynadığı spagetti western serisi olan Django’yu biliyordur. Django, Django il Bastardo hatta Keoma gibi filmler hem bu kahraman üzerine kuruludur ve içerdiği aşırı şiddet sahneleriyle bilinir. Hatta Django serilerinden bir tanesinde de sağlam bir kulak kesme sahnesi bulunur ki bunu da sanıyorum başka bir filmden hatırlayanlarınız vardır:) Eh konu şiddet olunca da bunu günümüzde şiddeti en iyi yeniden yorumlayan yönetmenlerden birisi olan Tarantino bu kahramanı alıp kendi tarzıyla en baştan ele alıyor.

Django_Unchained_Dr.Schultz

Dr. Schultz – Christoph Waltz

Django Unchained izlemek eski filmleri izlemeye pek benzemiyor. Eski serilerde beyaz bir kovboy ve onun birçok macerası yaşanırken Tarantino’nun dünyasında Django öncelikle bir siyah ve ortamda iç savaştan 2 yıl öncesinde köleliğin uygulandığı zamanlar. Örneğin bir western izliyorsunuz ama etrafta kızılderili göremiyorsunuz. Tüm hikaye kölelik ve bunun üzerine kurulu bu nedenle aslında vahşi batı değilde sanki vahşi güney’de geçen bir film var karşımızda.

Oyunculara gelince karşımızda bir Tarantino filmi olduğundan yine mükemmel seçimler ve oyunculuklar görüyoruz. Steve Buscemi, Michael Madsen, John Travolta, Bruce Wills, Tim Roth gibi birçok yıldızı karakterlere müthiş bir şekilde oturtan Tarantino en son Inglourious Basterds’da da Eli Roth, Michael Fassbender, Brad Pitt gibi oyuncuları yine karakterlere yerleştirirken tüm sinemaseverlere de Christoph Waltz’ı armağan etmişti. Bu Avusturyalı mükemmel oyunucu da Basterd’da ki Hans Landa olüyle 2010 yılında en iyi yardımcı erkek oyuncu Oscar’ını da almıştı. Waltz, Django’da da yine harikalar yaratıyor ve Alman bir ödül avcısı Dr.Schultz rolüyle bizi yine kendisine hayran bırakıyor.

Django-Unchained-leonardo-dicaprio

Calvin Candle – Leonardo di Caprio

Waltz ile beraber bence filmin ikinci harikulade performansı da kesinlikle Leonardo di Caprio’ya ait. Akademi ödüllerinde en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülüne aday olması gereltiğini düşündüm Caprio son yıllarda gösterdiği başarılı performanslara (Catch me if you can, Departed, Shuttered Island ve elbette Inception) bir yenisini daha ekliyor hem de Tarantino tarzında. Caprio, filmde büyük bir köle sahibi olan Calvin Candle rolünde.

Başrolde ise Tarantino bu sefer Jamie Foxx’u kullanıyor. Foxx ilk satın almak istediği kıyafet hariç son derece başarılı bir kovboy görüntüsü çizmiş durumda. Ama açıkçası ben Caprio ve Waltz’ın yanında kendisini bir adım geride gördüm. Bunun dışında Tarantino’nun kullandığı bir iki kült isimde filmde var. Öncelikle yine bir köle efendisi Big Daddy rolünde Don Johnson’ı görüyorsunuz ki bence role mükemmel bir şekilde uymuş durumda ayrıca filmde çok kısa bir rolle eski Django filmlerine de saygı duruşu şeklinde Franco Nero’ya da yer verilmiş. Amerigo Vesseppi isimli bir İtalyan rolünde köle dövüşünde Caprio’nun yanında görüyoruz Nero’yu. İsim ve İtalyan olması bile müthiş göndermeler değil mi?

django_unchained_dr.schultz

Django & Dr.Schultz

Ve elbette filmde Tarantino’nun en iyi yönettiği oyunculardan birisi olan Samuel L.Jackson’da yer alıyor. Jackson, Stephen rolüyle çok ayrı ve insanın sinirlerini bozan bir karakteri mükemmel bir şekilde oynamış. Bu arada Tarantino’nun da filmde küçük ve eğlenceli bir rolü var. Filmle ilgili olarak müziklerin de yine harikulade olduğunu ekleyeyim. Yıllar önceki serilerde de kullanılan şarkılar ki bunlar Luis Bacalov’a ait yine filme harika bir şekilde kullanılmış. Bacalov’u Kill Bill’in müziklerinden de hatırlayabilirsiniz. EK olarak Ennio Morricone’de yine film müziklerinde yer alıyor. Arşiviniz için mutlaka edinmeniz gerekli diye düşünüyorum.

Filmin ana hikayesinin arkasında yer alan Siegfried ve Brunhilda destanı, köleliğin ve Amerika’nın İç Savaş öncesinin berbatlığı, Ku Klux Klan’ın belki de başlangıcını oluşturacak ve filmin en eğlenceli muhabbeti olan çuval sahnesi, okuduklarıma göre Caprio’nun gerçekten çekim sırasında elini kestiği ve eski bir kölenin kafatası üzerinden yaptığı ve aslında ırkçılığın ne boş ve saçma bir kavram olduğunu anlatan sahne, “My name is Django the d is silent” muhabbeti, harika oyunculuklar ve harika müzikler ile Django kaçırmamanız gereken bir yapım. Merakınızı gidermek için Django Unchained fragmanına aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Son olarak evet biraz uzun yazdım ama onu da filmin bence en mükemmel cümlesiyle anlatayım: “Kendimi Tutamadım!”

İyi Seyirler.

About Özkan Ulukök

1977 yılında Ankara'da doğdum. ama yaşamımın büyük bir kısmı daha bir yaşına gelmeden taşındığımız İzmir'de geçti. 1999 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun oldum. Burada önce 2002'de yüksek lisansımı zorlu bir süreç sonunda 2009'da da doktoramı tamamladım. Doktora tezim Marka Değeri üzerine oldu. 2004'e kadar Ege İletişim Reklamcılık Bölümü'nde Araştırma Görevlisi olarak Reklam Yazarlığı, Yaratıcı Düşünce, Marka Değeri konuları üzerinde çalıştım. İstanbul'a gelişimle özel bir akademide geçen eğitmenlik tecrübesinden sonra 2007-2011 arasında Shell & Turcas Petrol'de Eğitim Uzmanı olarak, 2011-2015 arasında da Imperial Tobacco Türkiye İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak çalıştım. 2015'den beri Şişecam Paşabahçe Mağazaları İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak görev yapıyorum. Seyahat etmek, fırsat buldukça bol bol PC,PS3,iPad farketmez oyun oynamak, sinema, kitap, müzik, elbette fistikyesili.com'da blog yazmak ve bunları paylaşmak gibi hobilere sahibim. Evliyim ve Ümraniye'de yaşıyorum.

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: