Akordeonlu palyaço İstanbul’u yıktı geçirdi

Haklarında o kadar çok yazdık ki artık detaylara Tiger Lillies taginden ulaşabilirsiniz. Geçen seneki mükemmel İstanbul konserlerinin ertesi günü düşündüğüm tek şey keşke daha sık izleme şansım olsaydı düşüncesi olmuştu. Bunun için 1 sene beklemem gerekti ama olsun hiç olmamasından iyidir. Bu arada çok fazla takip etmesem de Salon İKSV’ye de ayrıca çok çok teşekkür etmek lazım zira son 2 yıldır bize bu mükemmel müzik ziyafetini sunma konusunda iyi bir çalışma sergiliyorlar. Umarım bu artık standart bir gelenek olur da her sene 1 günümüzü The Tiger Lillies günü ilan edebiliriz.

The_Tiger_Lillies

Stout, Jacques & Pickering – The Tiger Lillies

Son 1 yılda The Tiger Lillies yine boş durmamış Either Or isimli yeni albümünü piyasaya çıkarmıştı. Konserde de ağırlığı bu albüm olmak üzere son dönem çalışmalarına ayırdılar. Bu albümün en büyük özelliği ise Adrian Huge’un ekipten ayrılmasından sonra çıkan ilk albümleri olması. Bu gerçekten büyük bir haber zira yaklaşık 25 yıldır birlikte çalan bu trio ilk defa resmen bozuldu. Zaten geçen seneki konserde de Huge yoktu ve yerine Mike Pickering davulda görev yapmıştı. 2012’nin ikinci yarısında meydana gelen son gelişmelerden sonra da Pickering artık grubun resmen yeni üyesi konumuna yükselmiş durumda. Baterinin James Joyce’u olarak anılan Huge’u canlı izleyememenin acısını içimize gömüp konsere geçelim o zaman.

Konsere katılım açısından salonun dolu olduğunu ama ne kadarının The Tiger Lillies’i gerçekten tanıdığını bilmediğimi söyleyebilirim. Geçen sene konser biletleri tükenmişti sanıyorum bu sene de aynı durum söz konusu ama gerçekten sırf özentilikten gelenler hiçbir konsere gelmesin zira The Tiger Lillies konserinde de boş boş konuşan müziğe ilgi göstermeyen birçok tip vardı. Yıllar önce 2007’de Babylon’da gerçekleştirdikleri konserde Martyn Jacques’in bu davranışı gösteren arkadaşlara bir iki sözü (!) olduğunu biliyorum. Jacques bu sefer biraz daha sabırlı davrandı diyebilirim.

The_Tiger_Lillies_2

Adrian Stout Singing Saw çalarken!

The Tiger Lillies’e gelince denilecek çok fazla bir şey yok zira her zaman oldukları gibi mükemmeldiler. Konseri Living Hell ile açtılar ve ardından son albümden 2 şarkı ile devam ettiler. Kalabalık belki de biraz bundan konuşmaya daldı herhalde zira Lillies bu arkadaşlara göre o en meşhur şarkılarının hiçbirine giriş yapmadı. Bütün konseri bu şekilde ağırlıklı olarak Either Or, Rime of the Ancient Mariner, Woyzeck, Hamlet’ten çalarak devam ettiler. Seyirci de çok fazla istekte (herkes bir Bully Boys tutturmuştu o ayrı) bulunmadılar. Oysa geçen sene çok daha fazla ve farklı istekler salonda yankılanmıştı. Bu sene benim Russians’da bu sessiz salonda belki de bu nedenle gereken ilgiyi görmedi.

Konserin kapanışını Souvenirs ile yapan grup seyirciyi selamladı ve sahneden ayrıldı. Aslında çoğu kişi sanıyorum anlamıştır zira Souvenirs, beklenen şarkıların biste yer alacağının sinyalini veriyordu. Geldiler ve önce Bully Boys, ardından da Crack of Doom ile sakin giden konseri ve kitleyi feci şekilde coşturdular. Bu iki mükemmel şarkıdan sonra tekrar vedalaştılar ama sanıyorum konser bitişinde ya da en fazla ilk bise kadar dayanan gereksiz kesimin gitmesinden sonra hala salonda duran gerçek fanların yoğun baskısına dayanamadılar ve tekrar sahneye döndüler. Benim içinde ne olduysa o anda oldu, belki de gerçekten çalacakları şarkı oydu ama Banging in the Nails diye bağırmamın hemen akabinde bu şarkıya giriş yapmalarıyla herkes iyice koptu. Şarkı bitti elbette hızımızı alamadık ve Gin diye bağırmaya başladık tam o anda da önümdeki izleyicinin de tempoya ayak uydurması ve salonda iki-üç kişiden yankılanan Gin çığlıkları içerisinde The Tiger Lillies mükemmel bir tevazu ile şarkıyı çalmaya başladı. Eh daha ne olsun:)

The_Tiger_Lillies_Freakshow_Cover

Freakshow – 2010

Çıkışta da imza vermek için hiç kimseyi bekletmeden hemen fuaye alanına gelen üçlü burada da şakalaşmaya ve sohbete devam ettiler. Bende burada Freakshow’u ilk sıradan imzalatma şansına sahip oldum. Kesinlikle çok eğlendiğimiz ve çok ama çok güzel geçen bir konser daha yaşatan The Tiger Lillies için kelimeler gerçekten yetersiz şu dünyada. Umarım bu sefer 1 seneye kalmadan tekrar canlı izleme şansım olur o zamana kadar elimizin altında yer alan sayısız albüm için de çok şanslı olduğumuzu söyleyebilirim.

Konserin setlisti de şu şekilde gerçekleşti (arada kesin bir iki parçayı yazmayı atlamışımdır):

* Living Hell (Rime of the Ancient Mariner)
* Depression (Either Or)
* Boredom (Either Or)
* Jealousy (Woyzeck & the Tiger Lillies)
* Waltz the Night Away (Woyzeck & the Tiger Lillies)
* Gutter (Either Or)
* Teardrops (Either Or)
* Nothing is Sin (Either Or)
* Death ship 1 (Rime of the Ancient Mariner)
* My Last Breath (Woyzeck & the Tiger Lillies)
* Lover (Hamlet)
* Sailor (Either Or)
* Albatross 2 (Rime of the Ancient Mariner)
* Souvenirs (Circus song)

Bis
* Bully Boys (Shockheaded Peter)
* Crack of Doom (Bad Blood Blasphemy)

Bis2
* Banging in the Nails (The Brothel to the Cemetery)
* Gin (The Gorey End)

About Özkan Ulukök

1977 yılında Ankara'da doğdum. ama yaşamımın büyük bir kısmı daha bir yaşına gelmeden taşındığımız İzmir'de geçti. 1999 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun oldum. Burada önce 2002'de yüksek lisansımı zorlu bir süreç sonunda 2009'da da doktoramı tamamladım. Doktora tezim Marka Değeri üzerine oldu. 2004'e kadar Ege İletişim Reklamcılık Bölümü'nde Araştırma Görevlisi olarak Reklam Yazarlığı, Yaratıcı Düşünce, Marka Değeri konuları üzerinde çalıştım. İstanbul'a gelişimle özel bir akademide geçen eğitmenlik tecrübesinden sonra 2007-2011 arasında Shell & Turcas Petrol'de Eğitim Uzmanı olarak, 2011-2015 arasında da Imperial Tobacco Türkiye İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak çalıştım. 2015'den beri Şişecam Paşabahçe Mağazaları İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak görev yapıyorum. Seyahat etmek, fırsat buldukça bol bol PC,PS3,iPad farketmez oyun oynamak, sinema, kitap, müzik, elbette fistikyesili.com'da blog yazmak ve bunları paylaşmak gibi hobilere sahibim. Evliyim ve Ümraniye'de yaşıyorum.

Bir Yanıt to “Akordeonlu palyaço İstanbul’u yıktı geçirdi”

  1. Sevgili Özkan-Ekin Ulukök; trioyu mümkünse yurt dışında (görüyorum, epey geziyorsunuz 🙂 mutlaka ve mutlaka herhangi bir showlarında izleyin. Konser ve show arasında çok fark var. http://www.sonerrecaioner.com

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: