Blind Guardian’ı bana tanıtan albüm The Forgotten Tales

The Forgotten Tales - 1996

The Forgotten Tales – 1996

Blind Guardian ile nasıl tanıştığımı çok önce bir yazı da kısaca anlatmıştım. Ardından da bu her zaman dinlemeyi sevdiğim grubu canlı izleme şansım oldu ki onu da burada anlatmışım. Şimdi bakıyorumda zaman gerçekten çok hızlı geçiyor zira bu yazıların ve konserin üzerinden 2 yıl geçmiş bile. Neyse o zaman bu sefer en iyi yabancı albümler kısmına ekleyeceğim The Forgotten Tales’den bahsedelim biraz.

The Forgotten Tales, Blind Guardian’ın 6. albümü ve tarz olarak öncüllerinden farklı bir yerde bulunan bir başyapıt. Power metalin (ki çok da büyük fanı değilimdir Helloween biraz da Iced Earth ekleyebilirim bu sevgime) önemli gruplarından bu Alman ekibinin ilk 3 albümü yavaş yavaş zamanında adını duyurmuş ardından önce Somewhere Far Beyond ardından da Imaginations From the Other Side ile adını ölümsüzler listesine yazdırmıştı. İşte bu başarılarında etkisiyle olsa gerek Hansi ve arkadaşları The Forgotten Tales ile power metal dışında da istediklerinde birbirinden güzel akustik şarkılar yapabileceğini de kanıtlamıştı. 1996 yılında piyasaya çıkan albüm iki ana gruba ayrılıyordu. Bir yanda Beach Boys’a kadar uzanan yelpazede yer alan coverlar, diğer tarafta ise Bright Eyes, Mordred’s Song gibi güzellemelerin akustik versiyonları ve grubun resmi marşı sayılan The Bard’s Song (In the Forest)’ın canlı bir versiyonu yer alıyordu. Coverlar içerisinde özellikle Uriah Heep’den Wizard, Queen’den Spread Your Wings ve Mike Oldfield’dan To France sanıyorum en başarılı coverlar arasında bile sayılabilir.

Albümün 2007 yılında yayınlanan tekrar sürümünde ise bir iki videoya ek olarak Judas Priest (Beyond the Realms of Death), Deep Purple (Hallelujah) ve Dio’dan (Don’t Talk to Strangers) coverlar eklenmişti. The Forgotten Tales sadece metal müzik sevenlerin değil birçok müzikseverin arşivinde yer alabilecek ve uzun süre playlistten düşmeyecek bir albüm. Ayrıca sanıyorum Tolkien’in Orta Dünyası’nda özellikle Lord of the Rings ve The Hobbit temelinde anlatacak ve bu kitaplara adanacak albümlerin sıralamsında da ilk sırasında yer alacaktır. Peki bu Blind Guardian’ın tepe noktası mıdır? diye soracaklara ise Silmarillion’un müziğe dökülmüş hali diyebileceğim albüm için 1998 yılına bakmanız gerekecek:) Bunu da başka bir gün yazarız artık.

Bu sefer çok ama çok zor bir seçim olmasına rağmen her zamanki gibi 3 şarkıyla bu albümü anlatmaya çalışalım diyor ve ekliyorum herkese iyi dinlemeler.

Bright Eyes

Mordred’s Song

The Bard’s Song (In the Forest Live)

About Özkan Ulukök

As a self-driven Human Resources Professional, able to work effectively with a wide range of employees, as proven by a track record of working in colleges, global companies of FMCG, as well as the energy and retail sectors. Passionate about learning and development, motivated to support stakeholders, and peers.

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: