Paris Rehberi: Ulaşım, Harcamalar ve İhtiyaçlar

Eiffell_Tower

Avenue de New York’dan Eiffel Kulesi Manzarası

Paris sanıyorum sadece Avrupa’nın değil dünyanın da en güzel şehirlerinden birisi. Paris’i görmeden bunu anlamanız biraz zor orası kesin. Zira birçok kişi (ki bunlardan birisi de benim) başlangıçta çok önyargılı olabiliyor bu şehre karşı. Ama geçen sene ekim ayında gitmeyi başardığımız Paris öncesinde beni çok iyi tanıdığından artık kesinlikle emin olduğum bir dostum “Sen kesinlike Paris’i çok seveceksin” demişti. Ne kadar yazmak için bu kadar geç kalmış olsam da Paris kesinlikle gördüğüm en güzel şehirlerden birisi belki de birincisi.

Tarihi oldukça eskiye dayanan, Fransa’nın başkenti Paris’i sevmenizi sağlayacak birçok neden var. Paris; Art Nouveau tarzı mimarisi, birbirinden zengin yemek çeşitleri, yol üstü kafeleri, müzeleri, tarihi yapıları, şarapları ve elbette başlı başına bir sevgiyi hak eden Seine Nehri ile hem tarihini hem de tarihini nasıl koruduğunu çok iyi görebileceğiniz bir şehir. Tarihini korumak demişken Paris’de neredeyse bütün tarihi binalar aynı şekilde korunmayı başarmış durumda bunu ara sokaklara girdiğinizde bile görebiliyorsunuz. Bunun nedeni belediye bakım zamanları geldiğinde evlerin bakımını ev sahibinden izin almasına gerek olmadan yapması ve ardından da ücreti ev sahibinden vergi yoluyla tahsil etmesine bağlı. Böyle başarılı bir uygulama olunca da tüm binaları hala aynı güzellikleriyle görme şansınız oluyor.

Paris, İstanbul’dan yaklaşık 3,5 saatlik uçuş mesafesinde. İniş yapabileceğiniz iki havaalanı var. Şehrin kuzeyinde yer alan Charles de Gaulle daha büyük ve ağırlıklı olarak büyük metropollerle, Avrupa arasında uçuş trafiğinin yapıldığı havaalanı. Türkiye’den THY’nin uçuşları de Gaulle’e yapılıyor. Şehrin güneyinde yer alan Orly havaalanı ise ağırlıklı olarak Avrupa yerine Kuzey Afrika’dan gelen uçuşlara ayrılmış durumda. THY hariç diğer havayolu şirketleri İstanbul’dan kalktığında Orly’e iniş yapıyor. Bu sizin planınızı çok etkileyecek bir durum değil zira Paris çok başarılı bir metro sistemine sahip. 14 metro hattı dışında banliyölere ulaşımını sağlayan ve RER adı verilen daha geniş bir alana yayılmış bir hat daha mevcut. Bu hat (B hattı ile her iki havalimanını da kapsıyor) yukarıda belirttiğim 14 metro hattıyla da kesişimde bu nedenle alacağınız uzun süreli bir metro bileti ile Paris’de yürümek hariç başka hiçbir ulaşım aracına ihtiyaç duymayabilirsiniz.

Metro istasyonlarında avantajlı metro biletlerine rahatlıkla ulaşabilirsiniz. 3 gün, 5 gün ya da haftalık seçenekleriniz mevcut. Burada şehri 5 bölgeye (zone) ayırmış durumdalar. Biletlerde ya 3 bölgeyi kapsayan ya da 5 bölgeyi kapsayan şeklinde satılıyor. Eğer havalimanından da metro ile ulaşımı yapacak (B hattı kullanılmalı), Versailles Şatosuna kendi imkanlarınızla gitmeyi planlayacak (C5 hattı kullanılmalı), Disneyland’a gitmek isteyecek (A4 hattı kullanılmaı) ya da banliyölere gitmeniz gerekecekse 5 bölgeyi kapsayan biletlere ihtiyacınız var. Yok eğer sadece merkez bölgelerde kalacaksanız o zaman ilk 3 bölgeyi kapsayan metro bileti işinizi görür. Zira ilk 3 bölge yukarıda yazdığım 14 ana metro hattının hepsini ve ayrıca RER hatlarının çok büyük bir kısmını kapsıyor. Fiyatları günümüze göre değişebilir ama bizim gittiğimiz dönemde 3 bölgeyi kapsayan 3 günlük metro biletlerinin yetişkin ücreti 21,60 Euro idi. 5 bölge ve 3 gün isterseniz 43,65 ödemeniz gerekiyor. Ama dediğim gibi 5 bölge çok işinize yaramayacaktır. Hele tur ile Paris’e gittiyseniz zaten havaalanı otel transferi sıkıntınız olmayacağından kalacağınız günleri kurtaracak şekilde 3 bölge almanızı öneririm. Metro istasyonları çok sık aralıklarla bulunuyor ve otelinizin yakınında mutlaka bir tanesi vardır. Haritanızı ve biletinizi almanız yeterli başka birşeye ihtiyacınız olmayacak. Bu arada metro yapıları son derece şirin ve tarihi:)

Paris_Metro

Pont Neuf Metro İstasyonu Tabelası

Metro bileti fiyatlarını duyduğunuzda biraz fark etmiş olabilirsiniz Paris’in en kötü yanı Avrupa şehirleri içerisinde pahalı şehirler kategorisinde olması. Örneğin daha önce yayınladığımız Prag Rehberi ya da Dubrovnik, Split, Mostar ve Karadağ’ı anlattığımız Balkanlar Rehberi yazılarımızda oraların fiyat açısından son derece makul olduğunu yazmıştık. Aynı şeyi Paris için maalesef söyleyemiyorum. Ulaşım, yemek, içecek ve daha birçok açıdan Paris biraz özen isteyen bir şehir bu nedenle önceliklerinizin ne olduğunu net olarak belirleyip buna göre planınızı yapmanızı öneririm. Son derece renkli bir gece hayatına da sahip olan Paris için bizim harcama önceliğimiz olabildiğince yer gezmek ve elbette leziz Fransız mutfağı ve şaraplarına bolca vakit ayırmak üzerine oldu.

Hava koşulları açısından Paris genellikle serin bir havaya sahip. Özellikle bizim gibi daha sıcak iklime alışmış insanlar için bu gittiğinde sorun olabilecek bir durum. Dediğim gibi biz Ekim ayında gittiğimizde hava İstanbul’un kasım sonu hatta aralık ayı havalarındaydı. Bu nedenle mutlaka hazırlıklı gidin. Çantanızda gittiğiniz mevsime göre bir çift eldiven, atkı falan almanızı kesin öneririm. Biz bu eksiklikleri Paris’de gidermek zorunda kalmıştık. Hatta alışveriş yaptığımız dükkanlardan birisinde bir çalışan, Paris’de havaların çok büyük kısmında soğuk ve kapalı olduğunu söylemişti. Paris’de geçirdiğimiz 4 gün içerisinde sadece 1 gün güneşli ve açık bir hava yaşayabildik. Kalan günler genellikle kapalı ve soğuk geçti.

Son olarak Paris’de gezecek çok fazla müze ve tarihi yapı var. Bu nedenle eğer ağırlıklı olarak buralarda zaman geçirecekseniz ParisPass gibi bir müze kartı edinmenizi öneririm. Biz bu konuda kendimizi çok bağlamamak için almayı tercih etmedik. Ama ağırlıklı olarak Dorsay, Eiffel ya da Louvre için sıra beklemeyi istemiyorsanız edinin. Yoksa kuyruklarda biraz beklemeniz gerekebilir.

About Özkan Ulukök

1977 yılında Ankara'da doğdum. ama yaşamımın büyük bir kısmı daha bir yaşına gelmeden taşındığımız İzmir'de geçti. 1999 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun oldum. Burada önce 2002'de yüksek lisansımı zorlu bir süreç sonunda 2009'da da doktoramı tamamladım. Doktora tezim Marka Değeri üzerine oldu. 2004'e kadar Ege İletişim Reklamcılık Bölümü'nde Araştırma Görevlisi olarak Reklam Yazarlığı, Yaratıcı Düşünce, Marka Değeri konuları üzerinde çalıştım. İstanbul'a gelişimle özel bir akademide geçen eğitmenlik tecrübesinden sonra 2007-2011 arasında Shell & Turcas Petrol'de Eğitim Uzmanı olarak, 2011-2015 arasında da Imperial Tobacco Türkiye İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak çalıştım. 2015'den beri Şişecam Paşabahçe Mağazaları İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak görev yapıyorum. Seyahat etmek, fırsat buldukça bol bol PC,PS3,iPad farketmez oyun oynamak, sinema, kitap, müzik, elbette fistikyesili.com'da blog yazmak ve bunları paylaşmak gibi hobilere sahibim. Evliyim ve Ümraniye'de yaşıyorum.

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: