Arşiv | Şubat, 2014

Gelmiş geçmiş en iyi oyun Heroes of Might and Magic 3 on beş yaşında

Heroes of Might and Magic serisiyle tanışmam 1997 yılına dayanıyor. O zamanlar Alsancak’ın arka sokaklarında eski bir sahafta akşamları geç saatlere takılan ve HoMaM II oynayan bir arkadaşım vesile olmuştu bu tanışıklığa ve bende hemen oyunu edinmiş tüm haritaları, görevleri tamamlamıştım. Ek paketlerin ardından hatta hızımı alamayıp serinin ilk oyununu bile kastığımı hatırlarım. O zamanlar […]

Okumaya devam et

Haftasonu için tiyatro: Bent

Galata Kulesi’nin hemen yakınında, Hamursuz Fırın olarak bilinen eski bir yapıda yeniden hayat bulan bir oyun sahneleniyor. Bent, Türkiye’de ilk kez oynanan ve Nazi Almanya’sının yıkıcı şiddetinin sadece bir ırka değil kendi “yapısı”na uygun olmayan her türlü yaşam tercihine de uygulandığını cesur bir şekilde anlatan oyun. Bent, Martin Sherman tarafından 1976 yılında yazılan bir tiyatro […]

Okumaya devam et

Midnight in Paris Soundtrack ile caz ve swing yolculuğu

Woody Allen’ın filmlerini izlemeyi her zaman sevdim. Aynı melankoliyi filmlerine işlemesini, birbirini hatırlatan baş kahramanlarını, ilişkileri yorumlamasını, New York’a karşı olan tutkusuyla uzun yıllar bu şehri anlatan filmler çekmesini ve elbette bitmez tükenmez psikanaliz kullanımıyla ironilerini de. Kariyerinin bu ileri dönemlerinde son yıllarını New York dışında şehirleri daha doğrusu Avrupa’yı anlatmaya başlayan Allen’ın filmlerinde benzer […]

Okumaya devam et

Pearl Jam’den eski günlere saygı duruşu: Lightning Bolt

Uzun zaman yazı yazamadığınızda feci bir boşluk oluşuyor orası kesin. Yazacak anlatacak o kadar çok şey var ki! Ama son dönemlerin temposuna bir de taşınma vs. eklenince vakit gerçekten kalmıyor. Düşünün ki daha Hobbit 2: Desolation of Smaug’u bile yazamamış durumdayım. Ama son 2-3 haftadır kesintisiz Pearl Jam’in son albümü Lightning Bolt’u evde, iş yerinde, […]

Okumaya devam et