Orta Dünya’nın en güzel albümü: Nightfall in Middle Earth

nightfall_in_middle_earth

Nightfall in Middle Earth – 1998

Blind Guardian ile ilgili bu dördüncü yazıyı yazmadan önce eski yazılara şöyle bir baktım ve yaklaşık 1 yıldan fazla bir süre önce The Forgotten Tales‘i anlatırken “Peki bu Blind Guardian’ın tepe noktası mıdır? diye soracaklara ise Silmarillion’un müziğe dökülmüş hali diyebileceğim albüm için 1998 yılına bakmanız gerekecek:) Bunu da başka bir gün yazarız artık.” yazdığımı gördüm. İşte o cümleyi şimdi gerçeğe çeviriyorum ve Blind Guardian’ın olduğu kadar gerek power metal gerekse metal tarihinin en iyi 5-10 konsept albümünden birisi olan Nightfall in Middle Earth’e geçiyorum.

Her Tolkien fanı gibi benim açımdan da tüm eserlerin yeri çok ayrı ama sanıyorum tüm kitaplar içerisinde ilk çağları anlatan, bazı yerleri tamamlanmadığı için arada kopukluklar olabilen ve Tolkien’in ölümünden sonra oğlu Christopher tarafından yazdıkları derlenerek hazırlanan Silmarillion apayrı bir yerde. Eh dediğimiz gibi bu his sadece bana özel değil, böyle olunca çok sıkı bir Tolkien fanı olan Blind Guardian’ın da bu mükemmel eserin üzerinden bir konsept albüm çalışma yapması 1998 yılında kaçınılmaz olmuş. İyi ki yapmışlar dedirtecek bu albüm de sanıyorum milyonlarca kere kesintisiz dinlemem sayesinde en çok dinlediğim albümler içerisinde kendisine epik bir yer edinmiş.

Nightfall in Middle Earth, Silmarillion’da anlatılan ilk dört savaşın ardından Morgoth (Melkor) ve Ungoliant’ın Silmarilleri çaldığı ve Valinor’un iki ağacını yok ettikleri kısımla başlayıp elf akraba kıyımınıda kapsayarak en sonunda beşinci savaş olan ve Melkor’un Elfler üzerinde zafer kazandığı Nirnaeth Arnoediad savaşıyla tamamlanıyor. Bu kısmıyla da kitabın en can alıcı hikayelerinin birçoğu pek çok farklı kahramanın ağzından ve hatta bazen bizzat Morgoth’un ağzından anlatılıyor.

Albümün müzikal kalitesine baktığımızda ise albüm hala metal tarihinin en iyi konsept albümlerinden birisi sayılıyor. Daha karanlık ve melodik müziğiyle Somewhere Far Beyond’a benzetenler olduğu kadar ben biraz daha Imaginations from the Other Side’da yakın buluyorum. Zaten bahsettiğimiz bu iki albümde The Forgotten Tales‘i ayrı bir yere koyarsak eğer Blind Guardian’ın diskografisinde 3 tane Silmaril gibi parlıyor benim için.

blindguardian_1998

Blind Guardian – 1998

Şarkıların detaylı anlamlarına girmeyeceğim o noktada kısa bir araştırma size bilgi verebilir. Ama daha başlangıçta War of Wrath ile Morgoth ve Sauron’un konuşmasıyla başlayan bu mükemmel albümden aşağıya ekleyeceğim 3 şarkının içeriğine kısaca değinelim. İlk parça albüme de isim kaynağı olan Nightfall. Morgoth ve Ungoliant, ağaçların ışığını yok etmiş, Finwe katledilmiş ve Feanor’un yaptığı Silmariller Morgoth tarafından alınmıştır. Feanor’un babası Finwe’nin katlinden sonra intikam yemini etmesi ve Onun önderliğinde Noldor’un Valinor’u terk etmesi hep bu şarkıdadır. Neredeyse her konserlerinde de çaldıkları artık klasik olmuş parçanın başarılı bir canlı versiyonu aşağıda.

İkinci olarak Time Stands Still (At the Iron Hill), Dagor Bragollach savaşında Morgoth’un ordularına karşı kaybeden Fingolfin’in atını Morgoth’un kulesi Angband’a sürmesi ve orada Onunla birebir yüzleşmesi hakkında. Morgoth bu çağrıya karşı sessiz kalamamış epik bir savaş sonunda Fingolfin’i aldığı yaralara rağmen öldürmüştür. Fingolfin’in bu hikayesi sanıyorum Silmarillion’un en güzel ve hüzünlü hikayelerinden birisi ve birçok çiziminin yapıldığı bir olay. En sevdiğim çizimlerinden birisi kesinlikle John Howe’a ait. Aşağıda bu hikayenin şarkısının 2008 Wacken konserindeki performansını dinleyebilirsiniz.

morgoth_fingolfin

Morgoth vs Fingolfin – John Howe

Son olarak albümün başarılı baladı The Eldar. Finarfin oğlu Finrod’un ölümüyle ilgili. Doğuda insanlarla ilk karşılaşan ve onlarla kurduğu iyi ilişkilerle bilinen Finrod’un Beren’i kurtarmak için çıktığı yolculuktaki ölümünün anlatıldığı duygusal bir şarkı.

Morgoth’un önünde dans eden Luthien’i (ki tüm Tolkien fanları Beren ve Luthien’in Tolkien için anlamını biliyordur) gösteren başarılı kapak tasarımına sahip albüm için en büyük önerim baştan sona kesintisiz dinlemeniz. O zaman elde edeceğiniz haz kesinlikle paha biçilemez. Ama o zamana kadar aşağıda yer alan 3 şarkı yeterli olacaktır. Son olarak diyebilirim ki “Kuzey Rüzgarlarına Asla Güvenmeyin ve Dostlarınıza Sırtınızı Asla Dönmeyin”. İyi dinlemeler.

Nightfall

Time Stands Still (At the Iron Hill)

The Eldar

About Özkan Ulukök

1977 yılında Ankara'da doğdum. ama yaşamımın büyük bir kısmı daha bir yaşına gelmeden taşındığımız İzmir'de geçti. 1999 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun oldum. Burada önce 2002'de yüksek lisansımı zorlu bir süreç sonunda 2009'da da doktoramı tamamladım. Doktora tezim Marka Değeri üzerine oldu. 2004'e kadar Ege İletişim Reklamcılık Bölümü'nde Araştırma Görevlisi olarak Reklam Yazarlığı, Yaratıcı Düşünce, Marka Değeri konuları üzerinde çalıştım. İstanbul'a gelişimle özel bir akademide geçen eğitmenlik tecrübesinden sonra 2007-2011 arasında Shell & Turcas Petrol'de Eğitim Uzmanı olarak, 2011-2015 arasında da Imperial Tobacco Türkiye İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak çalıştım. 2015'den beri Şişecam Paşabahçe Mağazaları İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak görev yapıyorum. Seyahat etmek, fırsat buldukça bol bol PC,PS3,iPad farketmez oyun oynamak, sinema, kitap, müzik, elbette fistikyesili.com'da blog yazmak ve bunları paylaşmak gibi hobilere sahibim. Evliyim ve Ümraniye'de yaşıyorum.

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: