Orta Dünya’ya Veda Zamanı: Hobbit Beş Ordular Savaşı

the_hobbit_the_battle_of_the_five_armies_poster

The Hobbit: The Battle of the Five Armies – Bard

1998 ya da 1999’du, bir gazetede küçük bir resim (Anduin üzerindeki Numenore Krallarının Heykellerinin resmi) yanında bir haber okumuştum. Yüzüklerin Efendisi filme çekiliyor diye. Hayatımın en önemli kitaplarından birisinin film uyarlamasını elbette büyük bir heyecanla bekledim ve 2001-2003 arasında üçlemeyi her sene sabır çekerek tamamladım. Ardından uzun süre Orta Dünya’yı göremedikten sonra The Hobbit geldi. Birçok kişi “niye üç film ya” gibisinden eleştirilerde bulunsa da aksine keşke daha fazla olsa diyerek onu da bekledim ve ilk film gösterime girmeden önce Misty Mountain Cold’u dinleyerek kendimi Tolkien’in belki de en masum görünen eserine hazırladım. O yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

Ardından da ilk film geldi ve gerçekten son derece başarılı bulduğum açılışı da burada yazdım. Ancak zaman içerisinde bazı şeyleri yazmayı atlayabiliyorsunuz ve ben serinin ikinci filmi Desolation of Smaug’u ha yazdım ha yazacağım derken günler aktı geçti ve yazma şansım olmadı ufukta da serinin kapanışı gözüktü. O filme çok kısaca değinmem gerekirse yok şurası olmamış, altın ejderha mı olur, çok uzun değil mi gibi tüm ifadeleri es geçiyorum ve bir filmden olması gereken herşeyi net aktardığı için çok başarılı buluduğumu belirtiyorum. Daha önce de bahsetmiştim, Peter Jackson, kitapları hiç okumamış insanların bile ilgisini filmde tutabilecek yapımlar yapıyor, kitapların fanları içinse görmeyi bilecek gözler için filme bir sürü sır saklıyor. Bu nedenle gerçekten hala yok olmamış yok şurası şöyle diyerek herşeyi eleştirenleri ayrı bir yere alalım diyorum.

The-Hobbit-Battle-of-the-Five-Armies

The Hobbit: The Battle of the Five Armies – Bilbo

Desolation of Smaug’da herşeyden önce Thranduil’i oynayan Lee Pace bu kadar mı karaktere oturur demek istiyordum diyeyim o zaman. İlk başta bu rol için David Tennant’ın adı geçmiş ve Onun olmasını çok istemiştim ama şimdi oyunculuğu, ses ton ve aksanıyla bu rol kesinlikle Lee Pace için yazılmış gibi. Thranduil’in o soğuk ve tekinsiz havasını sanıyorum Pace’den daha iyi canlandıracak birisi yok. Filmde ayrıca Dol Guldur, Smaug, Esgaroth, Bard, Beorn bunların hepsi ama hepsi harikulade işlenmiş. Hatta Extended Edition’ı izleyenler Gandalf’ın Dol Guldur’da Thrain ile karşılaşmasını bile izleme şansı oldu. İlk yazıda yazmıştım Istari’nin Dol Guldur’a saldırısını sanıyorum izleyeceğiz diye ve evet son filmin fragmanına baktığımızda harika bir şekilde izleyeceğiz o sahneleri diyebilirim.

Desolation of Smaug’da kötü birşey yok mu? diyecekler için tek yanıtımın Tauriel olacağını ikinci filmi izlemeden önce de biliyordum. Zira Tolkien’in kadın kahraman açısından eksikliği olan tek eseri The Hobbit. Yüzüklerin Efendisi’nde koskoca Eowyn, Silmarillion’da ondan da kocaman Luthien’i yazmış Tolkien, belki de çocuklarına bir masal havasında yazdığı Hobbit’te kadın kahraman yaratmamıştı. Bu noktada filmde biraz daha denge olsun diye sahaya Tauriel ve Legolas’ı süren Jackson’a tüm fanlar gibi bende biraz ne gerek vardı buna demiştim ama ikinci filmde gördüğümüz Tauriel ile Kili arasındaki romantizmi yaratması!! İşte buna gerçekten hiç gerek yoktu. İşin kötü yanı fragmanına dikkatlice baktığımızda bu romantizm maalesef son filmde kendisini biraz daha fazla gösterecek gibi.

Thranduil

Thranduil

Son filme geldiğimizde de ilk olarak 2 yıl önce son filmin adı There and Back Again olarak duyurulmuşken şimdi Battle of Five Armies olarak karşımıza çıkıyor. Büyük sona hazırlayan iki fragmandan da özellikle ikincisi izlediğim tüm fragmanlar içerisinde kesin en iyiler listeme çoktan girdi. Smaug, Bard, Elflerin dağı kuşatması, zırhları içerisinde Thorin, Azog, Bolg ve elbette Dol Guldur’a Istari’nin saldırısı ve Saruman’ın satışının başlangıcı gibi harika kareler görebiliyoruz. Özellikle Dol Guldur’da Gandalf’ın başında Galadriel ve onları çevirmiş Dokuzların en net görüntüsü ağzımın sularını akıttı.

Nazgul - Dol Guldur

Nazgul – Dol Guldur

Kitabı okuduğum için elbette neler olacağını biliyorum ama nasıl olacağı sanırım Peter Jackson tarafından belirlenmiş durumda. Burada da sizlere spoiler vermek istemiyorum ama kimin kiminle kapışacağına kadar hemen hemen herşey fragmanda kendisini belirtiyor. Sadece gördüğüm birşey beni çok rahatsız etti ki o da sanıyorum bu saatten sonra değişmeyecek ve serinin hayal kırıklığı olarak ağzımızda acı bir tad bırakacak. Bunun dışında fragmanda kendisini göremedik ama Iron Hills cücelerini ve efsaneye göre yaban domuzuna binen Dain II’yi merakla bekliyorum diyebilirim.

Belki de çok uzun bir süre Orta Dünya’ya herhangi bir sinema filmiyle ayak basamayacak olmamızın hüznü çok fazla zira her büyük fan gibi ben de Silmarillion’un beyazperde de görmek isterdim ama filme çekilmesinin de ne kadar zor olduğunu bilecek kadar gerçekçiyim. O zaman 17 Aralık’ta gösterime girecek olan The Hobbit: The Battle of the Five Armies’i heyecanla bekleyelim ve epik kapanışla bir sonra karşımıza ne çıkarın hayallerini kurmaya başlayalım. Filmi izledikten sonra detaylı şekilde yazmaya çalışırım ama o zamana kadar dilimizde Misty Mountain Cold, kupalarımız ağzına kadar dolu zamanın geçmesini bekleyelim ve Gandalf ile birlikte aynı soruyu soralım: “How shall this day end?” Herkese iyi seyirler…

Trailer 1

Trailer 2

About Özkan Ulukök

1977 yılında Ankara'da doğdum. ama yaşamımın büyük bir kısmı daha bir yaşına gelmeden taşındığımız İzmir'de geçti. 1999 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun oldum. Burada önce 2002'de yüksek lisansımı zorlu bir süreç sonunda 2009'da da doktoramı tamamladım. Doktora tezim Marka Değeri üzerine oldu. 2004'e kadar Ege İletişim Reklamcılık Bölümü'nde Araştırma Görevlisi olarak Reklam Yazarlığı, Yaratıcı Düşünce, Marka Değeri konuları üzerinde çalıştım. İstanbul'a gelişimle özel bir akademide geçen eğitmenlik tecrübesinden sonra 2007-2011 arasında Shell & Turcas Petrol'de Eğitim Uzmanı olarak, 2011-2015 arasında da Imperial Tobacco Türkiye İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak çalıştım. 2015'den beri Şişecam Paşabahçe Mağazaları İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak görev yapıyorum. Seyahat etmek, fırsat buldukça bol bol PC,PS3,iPad farketmez oyun oynamak, sinema, kitap, müzik, elbette fistikyesili.com'da blog yazmak ve bunları paylaşmak gibi hobilere sahibim. Evliyim ve Ümraniye'de yaşıyorum.

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: