Arşiv | Müzik RSS feed for this section

Queen ve Mercury’den Hoşçakalın: Innuendo

Burada daha önce en iyi yabancı albümler başlığı altında olabildiğince sevdiğim albümleri paylaşmaya çalışıyorum. Geriye dönüp yazılara şöyle bir baktığımda ise bu albümlerin özellikle 90’lı yılların başında olması da beni hiç şaşırtmıyor. İşte bu noktada Queen’in ve Freddie Mercury’nin veda albümü olarak da sayılabilecek 1991 çıkışlı Innuendo, kesinlikle grubun en karamsar, ihtişamlı ve harika sözlere […]

Okumaya devam et

Rus Klasikleri tadında bir dizi: Genç Bir Doktorun Not Defteri

Cnbc-e ve E2 ne kadar çok sevsem de aynı Radyo Eksen gibi sürekli aynı programları döndürüyor ve bir süre sonra sıkıcı olmaya başlıyor. Mesela geçen senenin dizisi ve sadece 10 bölümden oluşan Fargo herhalde geçen süre içerisinde yaklaşık 20 kere sezon finali yapmıştır. Ama bazen bu tarz tekrarların işe yaradığını da söyleyebilirim ki o dizi […]

Okumaya devam et

Orta Dünya’ya Veda Zamanı: Hobbit Beş Ordular Savaşı

1998 ya da 1999’du, bir gazetede küçük bir resim (Anduin üzerindeki Numenore Krallarının Heykellerinin resmi) yanında bir haber okumuştum. Yüzüklerin Efendisi filme çekiliyor diye. Hayatımın en önemli kitaplarından birisinin film uyarlamasını elbette büyük bir heyecanla bekledim ve 2001-2003 arasında üçlemeyi her sene sabır çekerek tamamladım. Ardından uzun süre Orta Dünya’yı göremedikten sonra The Hobbit geldi. […]

Okumaya devam et

Bir Masal Müziği: Büyük Budapeşte Oteli

Wes Anderson’un filmleriyle tanışmam üniversite yıllarına dayanıyor. The Royal Tenenbaums ile girdi hayatıma ve izlediğim her filmiyle kendisine harikulade bir yer edindi. Özellikle birçok kişi tarafından Moonrise Kingdom ile göklere çıkarılsa da ve her ne kadar o filmi de çok sevmeme rağmen benim Wes Anderson için kare asım başta The Royal Tenenbaums olmak üzere Darjeeling […]

Okumaya devam et