Arşiv | Oyku RSS feed for this section

Hayata dair öyküler: Künye

Güneşin tarlanın bitimindeki tepeden yükselmesini izledi. Turuncudan kırmızıya dönen gökyüzünde bulutlar belli belirsiz bir maviliğin gölgesinde asılı duruyorlardı. Kuş sürüsü kara bir iz gibi uzaktan havalanırken ağaçların yapraklarının rüzgar değdikçe dalgalandıklarını fark etti. Bu sabah başka bir gün uyanıyordu. Havadaki tuhaflık gelip yüreğine oturdu. Çapasını aldı. Acıkınca da yemek için birkaç kete. Kızlarını uyandırmadan evden […]

Okumaya devam et

Hayata dair öyküler: Islak, Mavi (2)

1. bölüm için tıklayınız. Ev telefonu çaldı.  Arayan kesin annemin dernekten bir arkadaşıydı. Toplantıları, kermesleri, gezileri hep ev telefonundan arayarak haber verirlerdi. Bu telefon başka zamanlarda da çalmazdı zaten. Odamdan çıkıyorum, portmantonun yanında dikilen annemi dinliyorum. “Bilemiyorum, hayatım. Siz beni kaydetmeyin.” … “Fazla kalmayacaklar zaten, iki gün sonra işbaşı yapacaklar. Ben sonrakine gelirim.” Konuşması bittiğinde […]

Okumaya devam et

Hayata dair öyküler: Islak, Mavi

Otuz yıl önce zeytin ağaçlarının arasında türlü çeşitli hayallerle oyunlar oynadığım, yıllar ilerledikçe yeşilin sadece binaların balkonlarını süsleyen bir renk, kaldırımlara ara ara serpiştirilmiş bir dekor haline geldiği sokaklarda yürürken, araba sesleri içinde eski çocuk seslerimi arıyorum. Ama bulmak mümkün değil. Sahilin üstündeki caddeye çıkan yokuş boyunca denizden yayılan kokuyu duydukça, sahile varmak için mahallenin […]

Okumaya devam et

Bir Facebook Hikayesi

Yazının ilk bölümünü okumak isteyenler buradan ulaşabilir. ON YIL SONRA Sürekli yatakta yatmaktan kasları erimeye yüz tutmuştu. Sağdan sola bile dönmek büyük gayret gerektiriyordu. Sırtı , neredeyse hareketsizlikten kan toplamış, küçük yaralar oluşmaya başlamıştı. Avurtları çökmüş, yanakları erimiş, bir deri bir kemik kalmıştı. Saçları beyazlamıştı. Derisi parlak değildi artık. Mat bir beyazlık cildini bir maske […]

Okumaya devam et