Tag Archives: Oyku

Edward Gorey ve The Gorey End

Uzun zamandır Edward Gorey ile ilgili birşeyler karalamayı planlayıp ertelerken dün Google çıkıp bu ustanın 88. doğum günü şerefine bir Doodle yayınladı. Ben de o zaman bunu bir işaret olarak ele alıyor ve bilgisayarımın başına geçiyorum. Edward Gorey 1925 doğumlu Amerikalı bir illüstratör, şair ve yazar. 11 yaşında annesi ve babası ayrılan Gorey’in birkaç farklı […]

Okumaya devam et

Diş Ağrısı

Deniz kıyısında dingin bir ilçe. Pazar günü her nasılsa açık olan esnaf lokantasında öğle yemeği. Selamlaşmalar, küçük muhabbetler… Aşçıbaşı gururla izlediği servis yapan yeni yetme oğlunu sevgiyle kucakladı. İki masa ötede yemeğini ağır ağır yiyen kasketli amcaya hal hatır sordu. -Vallahi bütün gece uyumadık! -Neden, hayırdır? -Ahretliğin diş ağrısı tuttu. Ona ilaç almak için geldim […]

Okumaya devam et

Hayata dair öyküler: Künye

Güneşin tarlanın bitimindeki tepeden yükselmesini izledi. Turuncudan kırmızıya dönen gökyüzünde bulutlar belli belirsiz bir maviliğin gölgesinde asılı duruyorlardı. Kuş sürüsü kara bir iz gibi uzaktan havalanırken ağaçların yapraklarının rüzgar değdikçe dalgalandıklarını fark etti. Bu sabah başka bir gün uyanıyordu. Havadaki tuhaflık gelip yüreğine oturdu. Çapasını aldı. Acıkınca da yemek için birkaç kete. Kızlarını uyandırmadan evden […]

Okumaya devam et

Hayata dair öyküler: Islak, Mavi (2)

1. bölüm için tıklayınız. Ev telefonu çaldı.  Arayan kesin annemin dernekten bir arkadaşıydı. Toplantıları, kermesleri, gezileri hep ev telefonundan arayarak haber verirlerdi. Bu telefon başka zamanlarda da çalmazdı zaten. Odamdan çıkıyorum, portmantonun yanında dikilen annemi dinliyorum. “Bilemiyorum, hayatım. Siz beni kaydetmeyin.” … “Fazla kalmayacaklar zaten, iki gün sonra işbaşı yapacaklar. Ben sonrakine gelirim.” Konuşması bittiğinde […]

Okumaya devam et